# Büyük Devletlerin Küçük Tarihi Olmaz

> Cumhuriyet 103 yaşında, ama hikâyesi 1071’de Malazgirt’te başlıyor. Devlet kurma iradesinin ve bağımsızlık idealinin izini Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya sürmek.

- Yazar: Mehmet Seyyit Türker
- Bölüm: Kültür
- Yayım: 2026-10-29
- Etiketler: Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim, Malazgirt, Millî Mücadele, Devlet Geleneği, Türk Tarihi
- Adres: https://tgnaturkiye.com/kultur/buyuk-devletlerin-kucuk-tarihi-olmaz
- Yayıncı: TGNA Türkiye (TGNA Media Group)

Bugün, 29 Ekim 2026. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümünü kutluyoruz. Ancak büyük devletlerin küçük tarihi olmaz. Türk milletinin Anadolu’daki devlet geleneğini 1071 Malazgirt Zaferi’nden başlatan tarihî bir perspektifle ele aldığımızda, Cumhuriyetimizin köklerinin asırlara uzandığını görürüz. Sultan Alparslan’ın açtığı kapıdan Anadolu’ya yerleşen Türk milleti, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihî yolculuğunda devlet kurma iradesini ve bağımsızlık idealini yaşatmıştır. Altı kıtada iz bırakan Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyılda değişen dünya dengeleri, büyük güçlerin rekabeti ve enerji kaynakları üzerindeki mücadeleler karşısında ağır bir dönemden geçmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Mütarekesi ile ordumuzun silahsızlandırılması ve ülkemizin işgale uğraması, milletimizin hafızasında derin izler bırakmıştır.

19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla yeni bir dönem başlamıştır. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleri, millî iradenin etrafında birleşen bir milletin bağımsızlık mücadelesini şekillendirmiştir. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması, egemenliğin millete dayandığı yeni devletin temelini oluşturmuştur. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla bu tarihî süreç yeni bir yönetim sistemiyle taçlanmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş, devletin kurumsal birikiminin önemli bir bölümünün yeni döneme aktarılmasıyla gerçekleşmiş, Osmanlı borçlarının bir kısmı da Cumhuriyet döneminde ödenmiştir. Aradan geçen 103 yılda Türkiye, büyük dönüşümler yaşamış; eğitimden sanayiye, ulaşımdan teknolojiye kadar pek çok alanda ilerleme kaydetmiştir. Özellikle son yıllarda savunma sanayiinde geliştirilen yerli savaş gemileri, insansız hava araçları, füzeler ve çeşitli savunma sistemleri, Türkiye’nin teknolojik kapasitesini ve stratejik bağımsızlık hedefini güçlendiren gelişmeler arasında yer almıştır. Önümüzdeki dönemde bu kazanımların bilim, üretim, eğitim ve yüksek teknoloji yatırımlarıyla desteklenmesi, ülkemizin küresel ölçekteki konumunu belirleyecek temel unsurlardan biri olacaktır.

Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği bulunan başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere bütün devlet adamlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Türk tarihine adını yazdıran Sultan Alparslan’dan çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet Han’a, Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan isimlerini burada tek tek sayamadığımız nice komutana, devlet adamına ve kahramana kadar bu büyük tarihî mirası meydana getiren herkesi saygıyla selamlıyorum. Dileğimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek yüzyıllarda da bağımsızlığını, birliğini ve üretim gücünü koruyarak insanlığa barış, merhamet ve iyilik taşımasıdır. Büyük Türk milletinin Anadolu’daki tarihî yürüyüşünün daha nice bin yıllar boyunca sürmesini temenni ediyorum. Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.
