# Kopuş mu, Süreklilik mi? Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dış Politikayı Anlamak

> Mustafa Budak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dış Politika adlı kitabında rejim değişikliğini dış politika üzerinden okuyor. Arşiv belgelerine dayanan çalışma, kopuşların yanında güçlü bir süreklilik görüyor.

- Yazar: TGNA Editorial
- Bölüm: Seçki
- Yayım: 2026-10-21
- Etiketler: Dış Politika, Misak-ı Milli, Lozan, Osmanlı Arşivleri, Kitap
- Adres: https://tgnaturkiye.com/secki/kopus-mu-sureklilik-mi-osmanlidan-cumhuriyete-dis-politikayi-anlamak
- Yayıncı: TGNA Türkiye (TGNA Media Group)

Türkiye’de yakın tarih değerlendirmelerinde iki ana görüş vardır: Birincisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi, radikal bir kopuş olarak değerlendiren kimselerdir. Genellikle bu kimseler, Kemalist ve sol/sosyalist çevreye mensupturlar. Onlar için Cumhuriyet, radikal anlamda bir yeniden doğuştur; eski rejimle hiçbir ilgisi bile yoktur. Bir zamanlar bu görüş sahiplerinin resmi temsilcileri, ASALA eylemleri başlayınca, “Biz 1923’te kurulmuş bir devletiz. Osmanlı Devleti zamanında olanlarla ilgimiz yoktur.” demelerine rağmen ASALA eylemlerine devam etmiş, onlar da “geçmişleri”ni kabullenmek zorunda kalmışlardı. İkinci grup ise, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi bir süreklilik içinde görmektedirler. Onlara göre, sadece rejim ve nitelikleri değişmiş; devlet bu yeni haliyle varlığını korumuştur. Tabiatıyla bu her iki görüşün türev biçimleri de vardır.

İşte, Türkiye’de Misak-ı Milli üzerine çalışmalarıyla tanınan Mustafa Budak, 2020’de yayınlanan _Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dış Politika_ adlı kitabıyla bu geçiş sürecini dış politika üzerinden anlamaya çalışmıştır. Kitap, Ketebe Yayınlarından çıkmıştır. Budak’ın çalışmasının ana kavramı “süreklilik”tir. Bir başka deyişle yazar, söz konusu geçiş sürecini dış politika üzerinden süreklilik çerçevesinde analiz etmeye çalışmıştır. Çünkü Budak, İngiliz diplomat-tarihçi Edward Carr’ın tilmizi gibidir. Carr’a göre geçmiş, hâl ve gelecek sürekli korelasyon hâlindedir. Bu korelasyon statik değil dinamik bir süreçtir. Bu bağlamda Carr, meseleyi şu cümle ile ifade etmektedir: “Tarih, süreklilik ve değişim ilkelerinin karşılıklı etkileşimlerinin ürünüdür.” Buradan hareketle Budak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi sadece kopuş veya süreklilik içinde ele almaz. Ona göre, bu süreçte kopuşlar yaşandığı gibi süreklilik de mevcuttur. Özellikle dış politikada bu süreklilik unsurlarının kopuştan daha fazla olduğu düşüncesindedir. Çünkü devletlerin milli güçleri, uluslararası konumları, rejimleri değişse de sabahtan akşama o kadar kolay değişmez; değişmesi için yıllar gerekir. Yine de dış politika araçları, bazı hedefler (küçülür veya büyür) değişse de bu büyük gerçek durum fazla değişikliğe uğramaz. Budak’ın kitabı, bu gerçeği gözler önüne sermektedir.

Aslında bu kitap, Budak’ın daha önce çeşitli dergilerde yayınlanmış on altı makalesinden oluşmaktadır. Hepsi de dış politikayla ilgilidir. Ayrıca makalelerin çoğu Misak-ı Milli kapsamına giren konularla ilgilidir. Bunlar arasında doğrudan Misak-ı Milli ile ilgili iki makale de vardır. Kitabın ikinci özelliği, çalışmaların temel kaynağının Osmanlı Arşivleri olmasıdır. Bu da yazarın birinci kaynak kullanma duyarlılığını ortaya koymaktadır.

Bu kitabın dikkat çeken bir başka özelliği de makale başlıklarıdır. Budak, yazdığı makalelerde ilgi çekici başlıklar kullanmaktadır. Mesela, bir makalesinin adı “Milletin Ahdi: Misak-ı Milli” ve bir diğeri “Hangi Misak-ı Milli”. Musul meselesiyle ilgili makalesinin başlığı ise “Milli Bir Ukde: Musul Vilayeti Meselesi” olurken Sevr-Lozan karşılaştırmasına ait makalesinde “Lozan’ın Başarı Ölçütü Misak-ı Milli mi Sevr mi?” başlığını kullanmıştır.

Kitapta yer alan en dikkat çekici makale “I. Dünya Savaşı Sonrası Yeni Uluslararası Düzenin Kurulma Sürecinde Osmanlı Devleti’nin Tavrı: Paris Barış Konferansı’na Sunulan 23 Haziran 1919 Tarihli Muhtıra”dır. Budak’ın bu makalesi, Milli Mücadele literatüründe pek bilinmeyen söz konusu muhtırayı ilk defa metin olarak yayınlamış ve değerlendirmiştir. Bu muhtıranın içeriği incelendiğinde görülecektir ki, kronolojik olarak Milli Mücadele döneminin öncü metinlerinden olduğu gibi hem amaç ve hem de içerik olarak Misak-ı Milli beyannamesiyle büyük oranda benzerlik, hatta aynîlik arz etmektedir. Bu her üç yönüyle de Erzurum ve Sivas kongre beyannamelerinin de öncülü hükmündedir.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecini merak ediyorsanız, birinci kaynaklara dayalı ve en önemlisi anlamaya yönelik bilimsel bir üslupla kaleme alınmış Mustafa Budak’ın _Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dış Politika_ adlı eserini okumalısınız. Çünkü Budak, önyargısız, anlamaya yönelik bir tarih okuması önermektedir.
