Türk Dünyasının Bilge Lideri Dinmuhammed Kunayev: Hafızamda Kalan Bir Ömür
Türk dünyasının yetiştirdiği bu önemli şahsiyeti tanımak ve gelecek nesillere anlatmak gerektiğine inanıyorum.

Türk dünyasının yakın tarihinde önemli izler bırakmış, yaşadığı dönemde Kazakistan’ın siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişiminde büyük rol oynamış isimlerden biri Dinmuhammed Ahmetuli Kunayev’dir. Ancak ülkemizde, özellikle genç nesiller arasında, hayatı ve devlet adamlığı yeterince tanınmıyor. Türk dünyasının yetiştirdiği bu önemli şahsiyeti tanımak ve gelecek nesillere anlatmak gerektiğine inanıyorum.
Ben Dinmuhammed Kunayev ile 6 Haziran 1992 tarihinde, Kazakistan’ın bugünkü devlet bayrağının kabul edildiği gün tanıştım. O gün başlayan tanışıklığımız daha sonra farklı vesilelerle devam etti. Birlikte Türkiye’ye seyahat ettik. Aynı uçakta yolculuk yaptık. Kendisiyle sohbet etme, tecrübelerinden istifade etme ve yakından tanıma fırsatı buldum. Bugün onun hayatını anlatırken, bizzat tanıdığım, birlikte vakit geçirdiğim ve aynı yolculukları paylaştığım büyük bir devlet adamına ilişkin hatıralarımı aktarıyorum.
Mühendislikten devlet yönetiminin zirvesine yükseldi
Dinmuhammed Ahmetuli Kunayev, 12 Ocak 1912 tarihinde Kazakistan’ın Almatı şehrinde dünyaya geldi. Babası memurdu. Ailesine bağlı, geleneklerine saygılı ve dinî değerleri önemseyen bir aile ortamında yetişti. Adının Dinmuhammed olarak verilmesinde de ailesinin dinî hassasiyetlerinin etkisi vardı. Ataları İslam dinine hizmet etmiş, köklü bir aile geleneğinden geliyordu.
Ortaöğreniminin ardından Moskova’ya giderek Metalürji Enstitüsünde eğitim gördü. Metalürji mühendisi olarak mezun oldu. Genç yaşlardan itibaren zekâsı, çalışkanlığı ve yönetim kabiliyetiyle çevresinin dikkatini çekti.
Meslek hayatına Kazakistan’ın maden işletmelerinde başladı. Bakır ve çinko madenlerinde mühendis olarak görev yaptı. Sahadaki tecrübesiyle mühendislik kademelerinden işletme yöneticiliğine, oradan da genel müdürlük seviyesine kadar yükseldi.
1950’li yıllarda Kazakistan Bilimler Akademisi bünyesinde önemli görevler üstlendi. Akademik çalışmalarıyla öne çıktı, teknik bilimler alanında doktora unvanı aldı. 1955 yılında Kazakistan Komünist Partisinin üst düzey yöneticileri arasında yer aldı.
1955-1960 yılları arasında Kazakistan Bakanlar Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 1960-1962 yılları arasında Kazakistan Komünist Partisi Birinci Sekreteri oldu. 1962-1964 yılları arasındaki dönemin ardından 1964 yılında yeniden bu göreve getirildi ve 1986 yılına kadar Kazakistan’ı yönetti.
Bu görev, Sovyetler Birliği içerisindeki Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin en üst siyasi yönetim makamıydı. Kunayev, uzun yıllar boyunca ülkenin siyasi ve ekonomik yönetiminde belirleyici isim oldu.
Kazakistan’ı sanayi ve şehirleşme alanında ileri taşıdı
Kunayev’in görev yaptığı yıllarda Kazakistan önemli bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm yaşadı. Leonid Brejnev ile yakın arkadaşlığı, Sovyet yönetimindeki konumunu güçlendiren önemli unsurlardan biriydi. Brejnev’in Kazakistan’da görev yaptığı dönemden başlayan bu yakınlık, sonraki yıllarda da devam etti.
Bu ilişki sayesinde Kazakistan, Sovyetler Birliği içerisindeki cumhuriyetler arasında önemli bir konuma yükseldi. Yeni şehirler kuruldu. Sanayi merkezleri genişledi. Maden işletmeleri geliştirildi. Kırsal bölgelerden şehirlere doğru büyük bir hareketlilik yaşandı. Çadır yerleşimlerinden modern şehir hayatına geçiş hızlandı.
Kazak Türkleri bu dönemde ekonomik ve toplumsal açıdan önemli bir ilerleme kaydetti. Ülkenin sahip olduğu doğal kaynaklar sanayi yatırımlarıyla değerlendirildi. Bakır, çinko, kömür ve diğer madenlerin üretimi geliştirildi. Kazakistan’ın bugünkü sanayi altyapısının önemli temelleri bu yıllarda atıldı.
Kunayev’in devlet yönetimindeki bir başka önemli yönü de kendisinden sonraki kuşakların yetişmesine katkı sağlamasıydı. Nursultan Nazarbayev de bu dönemde yetişen isimlerin başında geliyordu. Nazarbayev’i genç yaşlardan itibaren tanımış, ona önemli idari sorumluluklar verilmesini sağlamıştı. Nazarbayev, 1984 yılında Kazakistan Bakanlar Kurulu Başkanlığı görevine getirildi.
Kunayev’in devlet tecrübesi, Kazakistan’ın Sovyetler Birliği sonrasındaki bağımsız devlet düzenine geçişinde de önemli bir birikim oluşturdu.
1986 Aralık Olayları Sovyet yönetimine karşı büyük bir itiraz başlattı
Kunayev’in görevden alınması, Kazakistan tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini oluşturdu.
Mihail Gorbaçov’un Sovyetler Birliği yönetimine gelmesinin ardından 1986 yılında Dinmuhammed Kunayev görevden alındı. Kazakistan’ın başına, ülkeyi ve toplumsal yapısını tanımayan Rus kökenli Gennadi Kolbin getirildi.
Bu karar Kazak gençleri tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Kendi ülkelerinin yönetimine dışarıdan bir ismin atanmasını kabul etmeyen gençler Almatı’da meydanlara çıktı. Aralık 1986’da başlayan gösteriler, Sovyet yönetiminin sert müdahalesiyle karşılaştı.
Kazakistan tarihinde Jeltoksan, yani Aralık Olayları olarak anılan bu gelişmeler, Türk dünyasının yakın tarihinde önemli bir yere sahiptir.
Ben bu olayların görüntülerini Kazakistan’a yaptığım ziyaretlerden birinde, Almatı’daki KGB arşivlerinde bizzat izledim. Gördüğüm görüntüler son derece ağırdı. Devlet başkanlığı binasının önündeki meydanda yaşanan müdahaleler, Kazak gençlerinin karşı karşıya kaldığı şiddeti açıkça gösteriyordu. O dönemde 110’un üzerinde, 110-118 civarında Kazak gencinin hayatını kaybettiği olaylara ilişkin görüntüleri kendi gözlerimle gördüm.
Bu hadiseler, Kazakistan’ın siyasi tarihinde derin bir iz bıraktı. Kazak gençlerinin kendi ülkelerinin yönetimine sahip çıkma iradesi, Sovyet merkezî yönetimine karşı yükselen itirazın önemli bir göstergesi oldu.
1986 Aralık Olayları, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına giden yolda ilk büyük ateşlerden biriydi. Bu olayların ardından cumhuriyetlerde millî kimlik ve bağımsızlık düşüncesi daha fazla güç kazandı. 1991 yılında Sovyetler Birliği dağıldığında Kazakistan da bağımsızlığını ilan etti.
Kunayev’in görevden alınmasıyla başlayan bu süreç, Kazakistan’ın bağımsızlık tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Kunayev, Sovyet yönetiminde Türk dünyasını temsil etti
Dinmuhammed Kunayev’in hayatını değerlendirirken üzerinde durulması gereken bir başka husus da Sovyetler Birliği’nin en üst yönetim kademelerinde yer almış bir Müslüman Türk lider olmasıdır.
1970’li yıllarda Sovyetler Birliği’nin ikinci adamı olarak anılan Kunayev, Politbüro üyeliğiyle de ülkenin en üst karar mekanizmalarında uzun yıllar görev yaptı. Brejnev ile birlikte çalıştı ve Sovyet siyasetinin merkezinde bulundu.
Sovyet sistemi içerisinde dinî hayatın üzerindeki baskılara rağmen halkın inançlarını ve geleneklerini koruma çabası devam ediyordu. Kunayev’in halkın dinî ve kültürel değerlerine yaklaşımı da bu açıdan önem taşıyordu. İnsanların kendi inançlarını yaşatabilmesi, toplumsal geleneklerin korunması ve Kazak kimliğinin devamlılığı bakımından gösterdiği yaklaşım, halkın kendisine duyduğu saygının sebeplerinden biriydi.
Stalin döneminde Kazak halkının yaşadığı büyük felaketler de bu tarihsel arka planın önemli bir parçasıdır. 1930’lu yıllarda Sovyet politikaları sonucunda yaklaşık 2,5 milyon Kazak açlık ve kıtlık nedeniyle hayatını kaybetti. Bu acıları gören ve sonraki yıllarda ülkenin yönetiminde sorumluluk üstlenen bir lider olarak Kunayev’in Kazak halkının ekonomik ve toplumsal şartlarını iyileştirme çabası önem taşıyordu.
Halkı, Kunayev’e duyduğu sevgiyi son yolculuğunda gösterdi
Kunayev’in halk tarafından ne kadar sevildiğini gösteren çok anlamlı bir hadise de vefatından sonra yaşandı.
1993 yılında hayatını kaybettiğinde ben Almatı dışındaydım. Ancak cenazesine ilişkin anlatılanlar ve halkın gösterdiği bağlılık hafızalarda yer etti. İnsanlar mezarını doldururken kürek kullanmak yerine elleriyle toprak taşıdılar. Bu görüntü, kendisine duyulan sevginin ve saygının ne kadar büyük olduğunu gösteriyordu.
Uzun yıllar Komünist Parti yönetiminde görev yapmış bir insanın, halkı tarafından böylesine sahiplenilmesi üzerinde düşünülmesi gereken bir hadisedir. Çünkü insanlar kendilerine hizmet eden, hayatlarına dokunan ve ülkelerinin gelişmesi için emek veren şahsiyetleri unutmazlar.
Kunayev’in hayatı da bu açıdan değerlendirilmelidir.
Türkiye ile güçlü dostluk bağları kurdu
Kunayev ile ilgili en kıymetli hatıralarımdan biri de merhum Necmettin Erbakan’ın kendisini Almatı’daki evinde ziyaret etmesidir. Bu ziyaretin organizasyonunda Kazakistan’daki Rıza kardeşimizin önemli katkısı olmuştu. Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yetişmiş bu iki önemli şahsiyetin bir araya gelmesi benim için ayrıca anlamlıdır.
Benim için Dinmuhammed Kunayev, tarih kitaplarında okuduğum bir isimden çok daha fazlasıydı. Birlikte Türkiye’ye seyahat ettiğim, aynı uçakta yolculuk yaptığım ve sohbetlerinden istifade ettiğim bir büyüğümüzdü. Kendisiyle kurduğumuz bu yakınlık, onun hayatına ve devlet tecrübesine duyduğum saygıyı daha da artırdı.
1992 yılında Tokayev’in geleceğine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmeye tanık oldum
Kazakistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hayrullah Recebov ile ilgili unutamadığım bir hatıram da var. Kendisi benim yakın dostum, ağabeyim ve çok değer verdiğim bir büyüğümdür.
Sanırım 1992 yılıydı. Bir gün kendisini meclisteki odasında ziyaret ettim. Bana, “Gel, burada seni önemli bir şahsiyetle tanıştıracağım” dedi. Birlikte odasına gittik. Karşılaştığımız isim, o dönemde meclisin Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığını yürüten Kasım Cömert Tokayev’di.
Hayrullah Recebov, Tokayev’i göstererek onun çok yetenekli, çok zeki ve geleceği parlak bir isim olduğunu söyledi. İleride Kazakistan tarihine damga vuracağını ifade etti.
Yıl 1992. Aradan geçen yılların ardından Kasım Cömert Tokayev bugün Kazakistan Cumhurbaşkanlığı görevini yürütüyor. O gün yapılan bu değerlendirmeyi ve tanışıklığı hâlâ hatırlıyorum. İnsan bazen gelecekte ülkesine yön verecek isimleri daha genç yaşlarında tanıma ve onların potansiyeline şahit olma fırsatı buluyor.
Bu tanışmamıza vesile olan Hayrullah Recebov’a ayrıca teşekkür borçluyum.
Kazakistan’da bulunduğum yıllarda bana büyük destek veren, danışmanlığımı yapan ve bugün de orada üniversite öğretim üyesi olarak görevini sürdüren İslam Jemeney’i de burada anmak isterim. Kendisine ve Hayrullah Recebov’a sağlık, sıhhat ve uzun ömürler diliyorum.
Kazakistan’ın bugünkü gelişiminde geçmişin izleri yaşıyor
Ben Kazakistan’ı yaklaşık 35 yıldır yakından takip ediyorum. Hayatımın yedi sekiz yılını bu ülkede geçirdim. Bu nedenle ülkenin geçirdiği değişimi, ekonomik gelişimini ve toplumsal yapısını yakından tanıma fırsatı buldum.
Kazakistan çok geniş bir coğrafyaya sahip. Nüfusuna kıyasla son derece büyük bir toprak bütünlüğü bulunuyor. Petrol, doğal gaz, kömür, bakır, çinko ve diğer madenler bakımından dünyanın önemli kaynak merkezlerinden biri.
Balkhash ve Jezqazğan gibi sanayi merkezleri, Kazakistan’ın madencilik ve metalürji alanındaki birikimini gösteriyor. Bakır üretimi ve işleme tesisleri, çinko üretimi ve diğer ağır sanayi yatırımları ülkenin ekonomik yapısında önemli bir yer tutuyor.
Bugün Kazakistan, modern teknolojiye yatırım yapan, sanayi kapasitesini geliştiren, enerji kaynaklarını değerlendiren ve uluslararası ekonomik ilişkilerini genişleten bir ülke konumunda. Geçmişten gelen sanayi altyapısı, bugünkü gelişimin önemli dayanaklarından birini oluşturuyor.
1955’ten 2026’ya uzanan yaklaşık 70 yıllık döneme baktığımızda Kazakistan’ın geçirdiği değişimin boyutlarını daha iyi görebiliyoruz. Bu gelişmede farklı dönemlerde görev yapan yöneticilerin, bilim insanlarının, mühendislerin ve milyonlarca insanın emeği var. Dinmuhammed Kunayev de bu tarihsel sürecin en önemli şahsiyetlerinden biri.
Türk dünyasının bilge liderlerini gelecek nesillere tanıtmalıyız
Türk dünyasının geçmişinde önemli görevler üstlenmiş, kendi milletinin gelişmesi için emek vermiş ve devlet tecrübesiyle iz bırakmış şahsiyetleri tanıtmak hepimizin sorumluluğudur.
Dinmuhammed Kunayev, benim için bu isimlerin başında geliyor. Onu yakından tanıma, birlikte Türkiye’ye seyahat etme, aynı uçakta yolculuk yapma ve sohbetlerinden istifade etme fırsatı buldum. Bu nedenle kendisiyle ilgili hatıralarımı ve bildiklerimi gelecek nesillere aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Türk dünyasında bilinen, saygı duyulan bu büyük devlet adamının Türkiye’deki gençler tarafından da tanınmasını arzu ediyorum. Çünkü bir milletin geleceğe güvenle bakabilmesi, geçmişte yetiştirdiği insanları tanımasıyla da yakından ilgilidir.
Kunayev’in hayatı, devlet yönetimi, Kazakistan’ın gelişmesindeki rolü, Nazarbayev’in yetişmesine katkısı ve 1986 Aralık Olayları ile başlayan tarihsel süreç, Türk dünyasının yakın tarihini anlamak bakımından önemli bir yere sahiptir.
Onu anlatırken aklıma her zaman uçak yolculuğumuzda Kazakistan’ın geniş topraklarını göstererek geleceğe ilişkin düşüncelerini dile getirdiği o an geliyor. Toprağına, milletine ve devletine duyduğu bağlılık, bir devlet adamının taşıması gereken sorumluluğu gösteriyordu.
Türk dünyasının böyle bilge aksakal liderlere, devlet tecrübesini gelecek nesillere aktaracak şahsiyetlere ihtiyacı var. Bizlere düşen de bu insanları unutturmamak, onların hayatlarını ve hizmetlerini genç kuşaklara anlatmaktır.
Ben de birebir tanıma fırsatı bulduğum, birlikte yolculuk yaptığım ve büyük saygı duyduğum Dinmuhammed Kunayev’i kendi hatıralarım ve kalemimle anlatmak istedim.
Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.
Daha fazla analiz
Kültür bölümü →Türk Dünyasının Birliği Kardeşlik Hukukuyla Güçlenir
Ankara’daki 13. Zirve, Türk dünyasının birlik iradesini gösterdi. Aliyev’in yokluğu ise iki devlet, tek millet anlayışını ve kardeşlik hukukunu yeniden gündeme taşıdı.
Büyük Devletlerin Küçük Tarihi Olmaz
Cumhuriyet 103 yaşında, ama hikâyesi 1071’de Malazgirt’te başlıyor. Devlet kurma iradesinin ve bağımsızlık idealinin izini Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya sürmek.
Türk Milletinin Ortak Heyecanı ve Futbolun Birleştirici Gücü
Bir futbol galibiyeti, milyonlarca insanı aynı heyecan etrafında buluşturabiliyor.



